Nagehan Alçı, Rasim Ozan Kütahyalı ile birlikte Orhan Pamuk’la çektirdikleri fotoğrafın hikayesini anlattı

Nagehan Alçı, Rasim Ozan Kütahyalı ile birlikte Orhan Pamuk'la çektirdikleri fotoğrafın hikayesini anlattı
Abone Ol

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Habertürk gazetesi Nagehan Alçı, eşi Rasim Ozan Kütahyalı ile birlikte Orhan Pamuk’la çektirdikleri fotoğrafın hikayesini anlattı. Kütahyalı’nın bu fotoğrafı izin almadan paylaşmasını doğru bulmadığını belirten Alçı, tepki gösterenlere de “Orhan Pamuk mevcut iktidara muhalif durduğu için mi sizin takdirinizi hak ediyor?” diye seslendi

Habertürk gazetesi Nagehan Alçı, Güneş gazetesi yazarı Rasim Ozan Kütahyalı ile birlikte Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk ile çektirdikleri fotoğrafın hikayesini anlattı.

Geçen pazartesi günü eşi Kütahyalı’nın büyük bir heyecanla 19 yıl öncesinin 32. Gün görüntülerini önüne koyduğunu belirten Alçı, “O programdaki incecik, salaş, heyecanlı genci görünce duygulandık, çocuklar şu sıralar diyet yapmaya çalışan babalarıyla epey de eğlendiler” dedi.

Kütahyalı’nın paylaşımı üzerine Orhan Pamuk ile çektirdikleri fotoğrafın sosyal medyada gündem olduğunu hatırlatan Alçı, bunun normal şartlarda ‘çok sevdiği ünlü yazara soru soran genç ve 20 yıl sonrası‘ minvalinde çok hoş, duygusal bir paylaşım olduğunu söyledi.

© Fotoğraf : Twitter
Rasim Ozan Kütahyalı: Orhan Pamuk’la fotoğrafımızı paylaştığım için şu an bin pişmanım, sosyal medya kötülük dolu

Alçı, bu paylaşımdan tartışma epey büyüdükten sonra haberdar olduğunu vurgulayarak burada konuyu üçe ayırması gerektiğini söyledi. “Birincisi paylaşım boyutu. Rasim bu fotoğrafları Orhan Pamuk ve Aslı Akyavaş’a sormadan göstermemeliydi. Bunlar hatıra olarak çekilmiş, özel fotoğraflardı. Bu kadar konu olduğu ve hayatta en sevdiğim yazarların başında gelen Orhan Pamuk’a büyük haksızlık yapıldığını gördüğüm için o tartışılan fotoğrafların çekildiği gün ile ilgili biraz detay vereceğim” diyen Alçı, şunları kaydetti:

“2020’nin ilk günleriydi. Tam tarih  vereyim. 10 Ocak 2020, Cuma akşamı.

Orhan Pamuk ve Aslı Akyavaş bizi Cihangir’deki evlerinde akşam yemeğine davet etmişlerdi. Daha öncesinde benim bir yazım dolayısıyla  yazışmış, ortak tanıdıklar üzerinden haberleşmiştik.

Büyük bir mutluluk ve heyecanla buz gibi bir Ocak akşamı Orhan Bey ve Aslı Hanım’ın davetine gittik.

Orhan Bey’in kitaplarını yazdığı ve kütüphanesinin bulunduğu salonda muhteşem manzaraya karşı, sade ve küçük bir masada güzel bir yemek yedik. Rasim’in siyaset tarihi ve edebiyata dair detaylara olan hakimiyetini yazsam inanmazsınız, o nedenle uzun uzun sohbet ettik demekle yetineyim. Hatıra olsun diye de fotoğraf çektirdik.

Bu sohbeti yazmayı ya da fotoğrafları paylaşmayı hiçbir zaman düşünmedim. Rasim’in de böyle bir amacı yoktu, olsa herhalde bir sene beklemezdi.

Ancak 32. Gün’deki eski görüntülerinin heyecanına kapılıp bir sene sonra da olsa tek taraflı olarak bu paylaşımı yapması yanlış.”

‘Orhan Pamuk dünya çapında bir değer, Nobel ödüllü bir yazar olduğu için değil, mevcut iktidara muhalif durduğu için mi sizin takdirinizi hak ediyor?’

İşin ikinci boyutuna geldiğinde bugün Türkiye’deki kutuplaşmadan rahatsız olduğunu ileri süren, bu kutuplaşmanın sorumlusu olarak iktidarı gösterenlere seslenen Alçı, “Hakikaten doğru buluyor musunuz bu yapılanı?” diye sordu.

“Orhan Pamuk, Rasim’le yan yana oturdu diye  onunla aynı fikirlere sahip mi demek oluyor sizin pencerenizde? Siz yan yana geldiğiniz herkesin kendinizle birebir aynı düşünmesini mi bekliyorsunuz? Yalnızca kendi echonuzu mu duymak istiyorsunuz?” ifadesini kullanan Alçı, şöyle devam etti:

“Kaldı ki diyelim ki, bu çarpık bakış açınız doğru olsun… Orhan Pamuk dünya çapında bir değer, Nobel ödüllü bir yazar, bir aydın olduğu için değil, mevcut iktidara muhalif durduğu için mi sizin takdirinizi hak ediyor?

Hadi itiraf edin, öyle!

Pamuk’un değerini idrak edecek bir noktada olsanız onu böylesine sığ bir bakışla linç etmeye kalkmazdınız.

Ama bunu daha önce de yaptınız.

Sizi Türkiye’nin utancı 301 davalarından biliyorum.

Orhan Pamuk’tan vatan haini yaratmaya çalışan, kendi memleketinde yaşayamaz hale getiren  o karanlığı tanıyorum.

Şimdi bir de durduk yere, kendisinin haberi dahi olmadan ortaya çıkan büyük bir lincin ortasında kalmış olmasına rağmen Pamuk’un yeni kitabı için PR yaptığını ileri sürenler dahi var. İnsaf edin!

Orhan Pamuk Nobel edebiyat ödülü gururunu bize yaşatan tek isim. Yalnızca o ödüle sıkıştırmak da haksızlık. Dünya çapında büyük bir yazar, bir aydın.

Değerlerine böylesine hoyrat davranan bir toplum olarak mı kalacağız biz? Geçmişte yapılan yanlışları tekrar edip her şeyin değişmesini mi bekleyeceğiz?

Yapmayın, elinizi vicdanınıza koyun. Allah aşkına doğru buluyor musunuz bu linci? Bu havayı? Bulduğunuza inanmak istemiyorum.”

‘Buna rağmen Kübra’nın yanındayım’

Üçüncü boyut olarak da köşe komşusu Kübra Par ile eşi Rasim Ozan Kütahyalı arasında dün yaşanan ‘no name‘ tartışmasını gösteren Alçı, kendisi için en zor kısmın burası olduğunu söyledi.

© AA
Rasim Ozan Kütahyalı ile Kübra Par arasında ‘no name’ tartışması

Kütahyalı’nın Par için yazdıklarını baştan sona yanlış bulduğunu belirten Alçı, “Bir insana memleketini hatırlatarak niyet okumak? Kızcağız diyerek hem cinsiyetçi hem küçümseyici bir dil kullanmak?” diye yazdı.

Alçı, bu tip olaylara her zaman karşı çıktıklarını belirterek yazısını şöyle noktaladı:

“Rasim’in iki gündür maruz kaldığı lincin yarattığı hayal kırıklığına veriyorum. Kabul edilemez. Çok üzgünüm. Kübra’nın da bu çok sert ve yanlış mesaj karşısında öfkelendiği için haksız bir gönderme yaptığı kanaatindeyim.

O haksızlığın bizzat tanığı ve mağduruyum. Rasim’e verdiği cevap doğru değildi, çok haksızdı. Ama buna rağmen  Kübra’nın yanındayım.”

Bu Yazıya Tepki Ver

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

Habere Doğru ayrıcalıklarındandan yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!