Mart 2011’de bir duvar yazısıyla başlayan olaylar, Suriye’de halk ayaklanmasının başlangıcını oluşturdu. Diktatörlere karşı büyüyen muhalefet sonucunda 61 yıllık Baas rejimi çöktü ve Devlet Başkanı Esed ülkeden kaçarak Rusya’ya sığındı. Bu süreç, uzun yıllara dayanan çeşitli dinamiklerin sonucuydu.
Suriye sahasını yakından takip eden Ömer Özkızılcık’a göre, Türkiye’nin muhaliflere sağladığı destek büyük önem taşıyordu. Ankara’nın hamleleriyle muhalifler güvenli bir bölge elde etti ve düzenli yapıya geçme şansı buldu. Ayrıca Esed rejimi içerisinde yaşanan insan kaynağı sorunları ve yolsuzluklar da rejimin çöküşünde etkili oldu.
Esed’in en güvendiği destekçiler olan Rusya ve İran, Suriye’deki olayları önleyemedi. Özkızılcık’a göre, Rusya’nın askeri gücü sınırlı kaldı ve İran da İsrail’e karşı aldığı darbelerle zayıfladı. Bu durum, Esed’in korunmasında zorluklar yaşanmasına neden oldu.
Özkızılcık’a göre, Esed sonrası Suriye’de çeşitli grupların bir araya gelip ortak bir yol haritası izlemesi zor olabilir. Ancak mevcut durumda Suriye Milli Ordusu’nun en düzenli grup olduğu ve geçiş sürecinde önemli rol oynayabileceği belirtiliyor.
Özkızılcık, Esed’in düşmesiyle birlikte PKK/YPG’nin devlet kurma hayalinin suya düştüğünü ifade ediyor. Muhaliflerin ve teknokratların hedefinin “üniter devlet” yapısını korumak olduğunu belirten Özkızılcık, Suriye’de gelecek dönemde Türkiye’nin daha etkili bir konuma geleceğini vurguluyor.
Reklam & İşbirliği: [email protected]